Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

HEMŞİRELİKTE İSA ‘DAN BU YANA ...

 

Hemşireliğin bugünkü durumunu daha iyi kavraya bilmek için, tarihine de bir bakalım. Önemli olan hemşireliğin tarihsel sürecini kavramak ve hemşirelik mesleğini tanıyarak konumunu belirlemektir.

Hemşireliğin tarihi , şifa verici  kadın olarak  başlar. Günümüzde hemşireliğin sadece bir kadın mesleği olarak görülmesinin  sebeplerinden biride budur.

İlk çağlardaki kültürlerde çeşitli tıbbi uygulamalar yapılmaktaydı .  Ancak tıp,aynı zamanda dinsel bir özelliğe sahipti.  Hipokrat’la  bilimsel niteliklere dayanan tıp ,eski yunan uygarlığının  sanat, felsefe ,tıp ve biyolojik bilimlerde önemli adımlar  atmaları ,geleceğe öncü olmuştur.

Hekimler  bilindiği gibi tarihin en eski  sağlık üyeleridir. O zamanlarda hekimler kendi ilaçlarını kendileri yapar, hastalara bakım verirlerdi. Tabi ki şimdiki sosyal toplumda bu ne kadar etkili olurdu bilinmez.Çünkü tıbbın gelişmesi birçok yeni mesleğin ortaya çımasına olanak tanıdı.

Tarihsel sürecin içeriğinde İsa peygamberin rolü büyüktür. İsa’nın sosyal ve dinsel liderliği ışığında pek çok kadın hasta bakımından  aç ve yoksullara yardımı tanrıya karşı bir görev olarak  üstlendiler. Bu görevi şevkatli , sabırlı ve fedakar olan kadınlar yerine getiriyordu.Açların  doyurulması,susuza su verilmesi, çıplağın giydirilmesi ,hapishanelerin ziyareti, hastaların  şevkatle bakılması  ölülerin gömülmesi  gibi basit anlamda uygulanan ilk hemşirelik modeli, dini, kutsal ve onurlu bir görevdi.

Rönesans ve reform hareketlerinden sonra tıp ve teknoloji hızlı bir gelişim içerisine girdi. Ancak  buna karşın hastaneler kapatıldı, hasta bakımı, ve ev ziyaretleri yasaklandı,bulaşıcı hastalıklar baş göstermeye başladı. İnsanlar özelliklede hastalar  pis ve bakımsızdı,daha sonra toplumsal gereksinimin  artması sonucu hastaneler tekrar açıldı. Fakat ne eski hata bakımı ne de güvenli bir hastane ortamı vardı. İşte bu dönem hemşirelikte kara günler olarak ifade edilir.  

 Ancak 19.yüzyılın  ortalarında Florance  Nightingale’in  ortaya çıkmasıyla mesleki tarihimiz aydınlanmaya başlamıştır.

Lambalı kadın olarak tanınan Florance  Nightingale güç ve etkinliğin sembolü olarak hemşireliğin profesyonel bir nitelik taşımasında bir kadın lider ,bir reformcudur. Kırım savaşında gösterdiği performans sonucu hemşirelik mesleğinin temelleri ordu içerisinde yeşermiştir.

   Avrupa ve Amerika’da  hemşirelik eğitim ve hizmetleri ilerlemiş,kendi bilimsel süreçleri içinde bireye yönelen ,kendi standartlarını belirlemiş,milyonlarca meslek üyesinin oluşturduğu sistemle ,aranan ve nitelikli bir meslek haline gelmiştir.

 Yurdumuzda hemşirelik ise gelişememiştir. Çünkü gerek kadınların tesettürle çalışamaması, gerekse ikinci sınıf olarak görülmeleri toplumumuzda sağlık işleriyle sadece erkeklerin ilgilenmesi hemşireliğin gelişimini engellemiştir.Fakat sonra Dr Besim Öner Paşa önderliğinde bilimsel nitelik taşıyarak meslek grubuna giren hemşirelik mesleği yükselişini sürdürmektedir

  Bugün tüm  dünyada hemşireler kaybolan statülerini kazanma çabasındadırlar. Onlarda bağımsız bir sağlık mesleği olmayı ve diğer sağlık meslekleriyle eşit ölçüde çalışmayı istemektedirler . Sonuç olarak hemşirelik insanın var olduğu andan itibaren vardır, her ne olursa olsun gerçek görevlerini asla unutmayacaklardır.